Türkiye’nin en büyük ve uzun "uçan" kentsel yaya
koridoru-omurgası İzmit’te yapılacak.İzmit Başiskele
Köprülü Kavşağı Ulaşım Sistemi ve Çevre düzenleme Ulusal
Fikir Yarışması’nda Birincilik "erdem mimarlar" ın
oldu. Projeye Birincilik getiren fikir: İzmit kentini
Körfez ile bağlantısını kesen iki "çin seddi" olan D-100
Devlet Karayolunu ve Demiryolunu, Türkiye’nin en büyük ve
uzun ‘uçan’ kentsel yaya koridoru-omurgası ile kırmak.
Resmi Gazetenin ilanıdır
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığından
İzmit
Başiskele Köprülü Kavşağı Ulaşım Sistemi ve Çevre
düzenleme Tek Kademeli Ulusal Fikir Yarışması Sonuçları:
Yardımcı : Ali Serkan Güler –Şehir Planlama Öğrenci
3. Ödül 16 sıra nolu proje rumuz - 44755
Dilek Topuz Derman – Mimar, YTÜ
Fırat Gülmez - Mimar, İ.K.Ü
Cihan Sinan Bostancı – Mimar, YTÜ
Mehmet Zafer Ünal – Mimar, YTÜ
Yardımcılar
Şebnem Şoher – Mimarlık Öğrenci, İTÜ
Orhun Ülgen – Mimarlık Öğrenci, YTÜ
1. Mansiyon 20 sıra nolu proje rumuz - 15904
Özgür Bingöl – Y.Mimar, MSÜ
Nermin Tirben – Peyzaj Mimarı, AÜ
İlke Barka – Mimar, MSÜ
Cem Himmetoğlu – Mimar, MSÜ
Emel Öztep – Y.Şehir Plancısı ve Kentsel Tasarımcısı, MSÜ
Saro Dionyan – Mimar, MSÜ
Yardımcı
Emre Savga - Mimarlık Öğrencisi, MSGSÜ
2. Mansiyon 9 sıra nolu proje rumuz - 31416
Selami Demiralp – Peyzaj Mimarı, AÜ
Can Kubin - Y.Şehir Plancısı, ODTÜ
Burak Özdöver - Mimar, ODTÜ
Yardımcılar
Halis Özkan - Ekonomist, AÜ
Cem H.Türkel – Peyzaj Mimarı, AÜ
Derya Duman – Peyzaj Mimarı, AÜ
3. Mansiyon 4 sıra nolu proje rumuz - 94679
İpek Yürekli –Mimar, İTÜ
Ahmet Arda İnceoğlu – Mimar, İTÜ
Deniz Aslan – Y.Mimar, İTÜ
Yardımcılar
Burak Pak
Sevince Bayrak
Oral Göktaş
Sergi :
21 Ekim 2004 ve 1 Kasım 2004 tarihleri arasında Kocaeli
Büyükşehir Belediyesi Sanat Galerisinde tüm projeler
sergilenecektir.
Kolokyum :
1 Kasım 2004 tarihinde saat: 14:00 Kocaeli Büyükşehir
Belediyesi Sanat Galerisinde yapılacaktır.
Birincilik ödülü proje raporu
Kavramsal Mimarı açıklama raporu
Şartnamede de belirtildiği gibi; yarışma alanında ve daha
geniş anlamda şehrin bu bölgesinde iki temel problem söz
konusudur.
·
Alanda işleyen bir yaya sirkülasyon sistemi
bulunmamaktadır
·
Araçlı trafik rahat bir şekilde her yönde akamıyor.
Yarışma alanı mevcut durumunda, trafik yollarının
dilimlediği her parçanın kendi başına yaşamaya çalıştığı
gelişim süreci içindedir.Bu gelişim süreci içerisinde
şehir ölçeğinde bakıldığında D100 ve demiryolunun sınır
oluşturup adeta şehri ikiye böldüğü görülmektedir.
·
Şehrin kıyı yakası
·
Şehrin diğer yakası (merkezi)
Yaya sirkülasyonu
Yarışma alanının şehrin merkezinde sayılabilecek bir
yerde olması ve etrafındaki tesislerin;
·
Kocaeli Üniversitesi,
·
Anıtpark,
·
Alışveriş merkezleri,
·
Kamu binaları,
·
Konutlar,
·
Kıyı,
·
Fuar alanı
ihtiyaçları sebebiyle yaya sirkülasyonunun mutlaka
sağlanması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Bu dolaşımın nasıl sağlanacağı incelendiğinde ise:
·
D100, İzmit-Gölcük yolu ve demiryolunun varlığından
dolayı yaya dolaşımı zemin kotundan olamamaktadır.
·
Zemin altında ayrı bir zemin (tünel v.s) oluşturulması da
su ve drenaj problemlerinin getireceği aşırı
maliyetlerden dolayı olamamaktadır.
· D100
ve Demiryolunun oluşturduğu ve geçilmesi gereken büyük
mesafeden dolayı sadece bir yaya köprüsü niteliğinde
olamayacağı ortadadır.
Bunların yerine:
·
Şehir merkezindeki bütün yaya eylemleri /
aktiviteleri üzerinde taşıyan, Rekreasyon (gezinti,
tanışma, buluşma, sohbet v.s.), Alışveriş (hediyelik
eşya), Spor (koşu, yürüyüş, bisiklet, aerobik, paten, kaykay) Yeme – içme (fastfood, çay, kahve)
· Şehir
merkezini körfeze kadar taşıyan,
· Şehrin
diğer benzer bölgelerine de model oluşturabilecek,
· Etrafındaki
tesisleri (park, üniversite, kamu binaları, fuar v.s.)
bağlayan / strüktüre eden, yaya koridoru / omurga
geliştirdik.
Araçlı trafik
Arazideki mevcut yapılaşmanın geometrik verileri
incelendiğinde;
· Bursa
– İzmit doğrultusundaki mevcut köprüyü koruyarak,
· İmar
planında kabul edilen yanındaki Ikinci köprünün
yapılmasıyla,
· Bu
iki köprüye bağlanan kolları her iki yönde çalışan ikişer
şeritli ve D100’e paralel trafik mevzuatındaki uygun
mesafeye göre demiryoluna doğru öteleyerek/yeniden
yapılarak bağlandığında,
Temel
yönler olan İzmit şehir merkezi, Ankara, Bursa, İstanbul
yönlerinde kesintisiz akabilen trafik sistemi oluşturuldu.
Geliştirilen bu sistemin, yer altında alt geçit şeklinde de
çalışabileceği ve uygulanabileceği seçeneği
değerlendirildiğinde, zemin yapısının ekstrem maliyetler
ortaya çıkaracağı, bunun yanında zemindeki mevcut demiryolu
ve D100 karayolunun varlığının yayaların zemini kullanması
için problem teşkil etmeye devam edeceğinden dolayı bir
avantaj sağlamayacağı anlaşıldı.
Yakın çevre değişim konsepti
İzmit
şehir merkezinin kıyı şeridinde mevcudiyetini koruyan
Sanayi Bölgesindeki ‘Sanayi fuarı’ olarak kullanılan alanın
kimliğini yitirmiş olduğu amacına uygun kullanıma hizmet
etmediği görülmüştür. Kentin bir parçası olmak yerine, D100
ve demiryolları hatlarıyla da kent merkezinden de kopuk
olan bu alan, mevcut vizyonunu da kaybetmiştir. Kaybolan
vizyonu yeniden kentlinin beklentisine uygun şekilde,
önerilen yaya aksı/omurgası ile de bağlayan bir ‘kültür
park’ olması fikri doğmuştur.
Fikri, bu
alanda gerçekleştirirken yeni vizyon olarak düşünülen
‘Kültür Park’ konseptinin mevcudu yıkıp yepyeni bir tasarım
sunmaktansa bunu restorasyon, revizyon, korumacı tutum
içerisinde gerçekleştirmeyi amaçlamasıdır. Geliştirilen yol
ağı bağlantılarıyla da ilişkilendirilerek sürekliliği
sağlayan kent merkeziden başlayarak yaya aksı boyunca
zengin rekreatif mekanlar sunarak körfezi buluşturması da
diğer bir avantajı olarak görülmektedir. Sadece fuar zamanı
hizmet ederken, bu yeni yapılanmayla yıl içerisinde her
mevsim kullanılabilecek olması alanın değerlendirilmesi ve
sosyal, kültürel ve sportif etkinlikleri de içinde
barındırması anlamında yine bir artı nitelik katmaktadır.
Şehir
merkezinden yaya koridoru/omurgası aks boyunca devam
eden ulaşılabilirliğin fonksiyonel olarakta çözümlendiği
“kültür park”a ulaşıldığında kent yaşamında varolan araç
trafiğinin yoğunluğu, gürültüsü vb. gibi olumsuz
etkilerinin kırıldığı devamlı olarak yaya sirkülasyonun
sağlandığı bir mekan görülmektedir.
Alanın
kıyı şeridinde suyla buluşan bir noktada olması, buna ek
olarak göletin varlığı ve mevcudiyetini koruduğumuz bitki
örtüsünün de bulunması, Peyzaj değeri yükseltmektedir.
Bitkisel dokunun da sürekliliği sağlanmıştır.
Bütün bu
kriterlerin eldesi, ekonomik anlamda pozitif olarak projeye
etkimekte olup İzmit metropoli için yeni bir alternatif
mekan sunacağı düşünülmektedir.
Kaynak :
erdem
architects / Sunay Erdem - Günay Erdem