|
Burası
Londra’nın bitkiler,manzaralar,binalar ve heykellerden oluşan
yaşayan bir müzesidir. 120 hektarlık bahçede nadide bitkiler
bulunur. Ziyaretçiler yaklaşık 50 bin tür bitkiyi
görebilir,leylaklar ve orkidelerle bezenmiş seraları ziyaret
edebilir. Burası yüzyıldan uzun süredir yabancı ülkelerden
gelen Bitkilerin tanınması ve dağıtılması için bir merkez
olmuştur.
Güzelliklerin tadını çıkarabilmek için derin bir botanik
bilgisine sahip olmanıza hiç gerek olmayan bu bahçeler,iki
büyük alanda ortaya çıktı. Batıda, nehir tarafında kalan bölüm
II.George ve Kraliçe Caroline’in kır evi olan Richmond
malikanesine aitti. Capability Brown burada ki gölü ve bugün
açelyalarla kaplı olan çimenlik alanı düzenledi. Doğu bölümü
ise dokuz dönümlük Kew malikanesiydi.
Prens Frederick’in dul
eşi Augusta burada,1631’de Hollanda asıllı bir tüccar
tarafından inşa edilen Kew Palace’ta ( Kew Sarayı )
yaşadı. Prenses bahçeyle ilgilenmeyi seviyordu.Baş bahçıvan
William Aiton, botanik uzmanı Lord Bute, planlamacısı ise Sir
William Chambers’dı.1761’de Sir William Chambers buradaki
limonluğu düzenledi.
Bugün burada bir çay salonu ve Pagoda
bulunur.Chamber’s in Çin’e ziyaretinden esinlenerek
oluşturulan Pagoda’da bir zamanlar köşelere yerleştirilmiş
ejderhalar vardı.
1760’da
III.George tahta geçince her iki arazi de,annesi Prenses
Augusta’dan ve büyük babası II.George’dan, ona miras kaldı.III.
George, Kew Palace’da ( Kew Sarayı ) yaşadı ve bahçeleri hem
genişletmek,hem yenilemek için Sir Joseph Banks’ı
görevlendirdi. Banks,Kaptan Cook’la çıktığı yolculuklardan
bitki örnekleri getirmekle kalmadı,birçok botanikçinin başka
bitkiler bulmak üzere yurtdışına gönderilmesini de organize
etti.
Bahçeler genişletildi ve 1841’de Sir William Hooker’in
denetiminde olmak üzere devlete devredildi. Ticari Bitkiler
bölümünü ( Department of Economic Botany ), müzeleri,
Herbarium’u ve kütüphaneyi kuran da Sir William Hooker’dır.
1844’de
Kew’deki ilk sera inşa edildi Regents Parks’da da
düzenlemeler yapan W.A.Nesfield,Pagoda Vista,Broad Walk,Holly
Walk ve Cedar Vista adlı dört yeni bölümü düzenledi. Bunların
yanına bir göl ve bir de gölet eklendi. Oğlu W.E.Nesfield ise
1866 – 1867 yıllarında Londra’nın ilk Queen Anne
canlandırmacılık tarzı binası olan Temprate House Lodge’u
tasarladı.
Mevsim
ne olursa olsun Kew’de her zaman görecek bir şeyler
bulabilirsiniz. Limonluk başlangıç yapmak için iyi bir
seçim. Bu büyülü bahçenin sınırlarını kendi kendinize de
keşfedebilirsiniz.Baharda fulyalar,çiğdemler ve laleler Queen
Charlotte Cottage’ın çevresini süsler.
Açelyalar,manolyalar,ormangülleri
ve kiraz çiçekleri yazın gelişini müjdeler.Açelya yürüyüşünün
sonunda,Syon House’ın karşısında çok güzel bir manzara sizi
karşılar. Pagoda’nın yanında ki Heath Garden ve sırça
köşkler,parkta ki kış mevsiminin gözde mekanlarıdır. Nesfield’da
söğüt,kayın,huş gibi çok çesitli ağaçlar ve bu ağaçların
kökenini açıklayan bilgiler vardır.
Kew’deki Seralar
Kew’deki yedi sırça köşkün esin kaynağı büyük olasılıkla
1820’de Charles Fowler tarafından inşa edilen Syon House’daki
örnekti. Bahçenin ilk serası Great Conservatory (Büyük Sera),
Nash tarafından 1836’da Buckingham Saray Bahçesi için
tasarlanmıştı. 1844-1848 arasında Decimus Burton ve Richard
Turner tarafından özel olarak tasarlanan Palm House’da
(Palmiye Evi) İngiltere’nin en güzel cam ve demir
işlemeciliği görülür.
Palm House,Caxton’ın Kristal Sarayı’ndan
üç yıl önce yapılmıştır. The Waterlilly House’un (
Nilüfer Evi,1852 ) ardından 1860 -1898 arasında dünyanın en
büyük serası olan Temperate House inşa edildi. 1987’de
tamamlanan the Princess of Wales Conservatuary ( Galler
Prensesi Serası )26 eski seranın yerine yapıldı ve 10 iklim
kuşağından örnekleri barındırıyor
Yazan : Bengi Demirkan - Peyzaj M.- University of Greenwich/LONDON |