Kuş ve botanik, bitki gözlemciliği

Kuş Gözlemciliği - Ornitoloji

Özellikle kıtalar arasında, güney-kuzey ve kuzey-güney bazen doğu-batı ve batı-doğu yönünde göç eden kuşların kullandıkları köprülerden en önemlilerinden biri belki de en önemlisi Anadolu’dur denebilir. Gerek kara, gerekse su habitatlarıyla bu kuşlara, yılda en az iki kez ev sahipliği, birçoğuna ise üremeleri için konak görevi yapan kara parçası yine Anadolu'dur.

Türkiye RAMSAR sözleşmesine taraf olmuştur. Uluslararası öneme sahip çok sayıda Ramsar siti (sulak alanı) bulunmakta ve bu bölgelerde bir çok kuş türü kışlayıp, üremektedir.

Kuş gözlemlemeye uygun alanlar

Göksu Deltası, Büyük Menderes Deltası, Kızılırmak Deltası, Seyfe Gölü, Sultansazlığı, Ereğli Sazlığı, Burdur Gölü, Yeşilırmak Deltası, Tuz Gölü,Ilgaz Dağları, Beynam Ormanları, Doğu Karadeniz Dağları, Urfa-Birecik, Aladağlar, Nemrut, Yüksekova, Hatay-Belen olarak sayılabilir.

Sulak alanlar, güzel manzarası ve barındırdığı doğal hayatın yanı sıra, kuş gözleme, balık tutma, yürüyüş ve su sporları yönünden ideal ortamlar sunması nedeniyle de cazibe kaynağıdır. Özellikle son yıllarda Avrupa'da olduğu gibi ülkemizde de çok sayıda insan kuş gözlemciliğine merak sarmıştır. Yalnız sulak alanlar değil ülkemizdeki bir çok doğal ortam kuş gözlemciliği açısından oldukça uygun, uluslararası öneme sahip göç yolları üzerindedir.

Botanik - Bitki Gözlemleme

Ülkemiz, oldukça zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Türkiye'nin floristik (bitki örtüsü) zenginliği Avrupa bitki örtüsü (florası) ile karşılaştırıldığında bu durum açıkça ortaya çıkmaktadır. Avrupa kıtasının tümünde tür sayısı 12 bin civarında iken, Türkiye'de bu sayı 9 bine yakındır. Türkiye endemik (dünyada yalnız herhangi bir bölgede yetişen türler) türler açısından da dikkat çeken ülkelerden birisidir. Ülkemizdeki 9 bin türün yaklaşık 3 bin adedi endemik tür olup, bütün Avrupa ülkelerinin endemik türlerinin sayısı 2 bin 500 kadardır.

Ülkemizde en çok endemik bitkiye sahip 3 ilimiz 578 bitkiyle Antalya, 478 bitkiyle Konya 366 bitkiyle İçel’dir. Görüleceği üzere Antalya ili tek başına İspanya, Eski Yugoslavya gibi ülkelerden daha zengindir. İçel ilimizin de Endemik (ve Endemik olmayan) bitki zenginliği açısından çoğu Avrupa ülkesinden daha zengin olduğu kolayca tahmin edilebilir. Antalya ve İçel bir arada düşünülürse, bu iki ilimizin bitki potansiyeli ile Avrupa ülkeleri karşısında rakipsiz olacakları kolayca görülür.

Türkiye haricinde Avrupa’nın en çok endemik bitkisine sahip ülkesi Yunanistan (800 endemik bitki) ‘dır. Türkiye’nin bitki zenginliğinin en önemli nedenlerinden biri, buzul çağlarında Anadolu’nun bitkiler için bir sığınak olmasıdır. Günümüzde de Türkiye hiçbir Avrupa ülkesinde olmayan bir şekilde 3 farklı bitki alanının kesişme noktasında yer almaktadır. Bu bitki alanları Akdeniz Bitki Alanı (Akdeniz ve Ege Bölgelerini kapsamaktadır), Avrupa-Sibirya Bitki Alanı (Karadeniz ve Marmara Bölgelerini kapsamaktadır), İran-Turan Bitki Alanı (İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerini kapsamaktadır) dır.

Tabiatı koruma alanları, milli parklar, özel çevre koruma bölgeleri ve tabiat parkları zengin bitki örtüsünün korunması ve geliştirilmesi çalışmalarının başka bir dalını oluşturmaktadır.

Ülkemizdeki milli parklara örnek olarak; Antalya-Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkı, Antalya-Manavgat-Köprülü Kanyon Milli Parkı, Bolu-Yedigöller Milli Parkı, Isparta-Spildağı Milli Parkı, Kovada Gölü Milli Parkı, Trabzon-Maçka Altınderesi Milli Parkı, Konya-Beyşehir Gölü Milli Parkı, Rize-Çamlıhemşin Kaçkar Dağı Milli Parkı, Denizli-Honaz Dağı Milli Parkı, tabiatı koruma alanalrına örnek olarak; Adana-Yumurtalık Tabiatı Koruma Alanı, Balıkesir-Edremit Kazdağı Tabiatı Koruma Alanı, Edirne-Enez Gala Gölü Tabiatı Koruma Alanı, Kayseri-Yahyalı Sultansazlığı Tabiatı Koruma Alanı sayılabilir.

Kaynaklar :
1- T.C. Turizm Bakanlığı web Sitesi
2- Çeşitli yabancı organizasyonların web siteleri
3- Doğal hayatı Koruma Derneği web sitesi
Derleme : Ayşegül Aydın / Peyzaj Mimarı