|
|
 |
 |
|
Avlulu bahçelerde minimalizm |
Bahçe
düzenlemelerinin tarihine bakılınca, avlulu bahçelerin tekrarlanan
ve önemli özelliklere sahip olan bahçeler olduğunu
görürüz.İspanya’nın güneyindeki bahçelerde, İslami etkileri açıkça
görmekteyiz. Bu bahçeler içinde, Granada yakınlarındaki Alhambra
Sarayı ve Generallife bahçeleri iyi birer örnektir.
Geleneksel
Roma evlerinde; evin içinde bulunan ve gökyüzüne açılan, sakin,
çevrelenmiş bir alan özelliği gösteren ve genellikle merkezde bir
çeşme yada balık havuzu bulunabilen, aydınlık “atrium” adını alan
avlular mevcuttur. Bahçe, devamındaki bir diğer avluya açılır. Bu
ilişki genellikle korunaklı ve kapalı bir yol ile olur. İtalyan
Rönesans bahçelerindeki avlular gizli bahçe, duvarlarla gizlenmiş
genel bir görüntü sergiler.
Bütün bu
örnekler gösteriyor ki; avlulu bahçeler, kendi kendilerini
gözlemleyen kendi içinde bir alan, korunma hissi veren bir nitelik
taşıyan ve dış dünyadan arındırıcı-barışın daim olduğu birer alan
olma özellikleri ile kullanıcılarına hizmet etmektedir. Sıcak
iklimlerde, bahçeler güneşin sıcaklığından koruyucu özellikte,
içindeki su elemanları ile serinletici ve
dinlendirici-sakinleştirici seslerle donatılmış olduğunu
görmekteyiz.
Çağdaş
avlulu bahçelerin önceki kadim örneklerin yansımaları ile
tasarlanmış oldukları bilinmektedir. Sade-renkli duvarlar,
bitkilerle donatılmış, zihni mümkün olduğunca başka yere çeken ve
hatta sakinleştirici etkiye sahip avlular; tek bir ağaç (belki bir
incir ağacı) ile sıcak iklimlerin bunaltıcı etkisinden koruyucu
bir öneme sahip olabilir.
Kulübe stili
bahçenin aksine, duvarların belirsizliği ve tırmanıcı-sarılıcı
bitkilerle kaplanmasıyla minimalist avlular bitkisiz ve derli
toplu sınırlara sahiptirler.
Ölçü,
avluların tasarımlarında eleştirilen bir özelliktir. Modern
alanlar bilinen basit geometrik kurallarla ve gözü hoşnut edecek
şekilde tasarlanır. Bilinen bütün bu bahçeler, esinlenen
mekanların birer tasdik şekli ve ünitenin inkar olunamaz hissidir.
”Akla hem de
saf akla hitap eden sadece saf akıl ile haz alınan bir güzelliktir
Minimalizm” (Kant)
Ağaçlarla tasarlanan avlular
Minimalist
bahçelerde az miktarda parçalar kullanılır, bununla birlikte
kullanılan materyaller mekanları ziyaretçiler için eğlenceli
kılabilir. Bu zıtlık, şimdilerde bitkilerin dağınık bir şekilde
kullanılmasına olan eğilimle kendini daha da belirgin hale
getirmiştir. Öyle ki, bir bitkinin nerede başlayıp nerede bittiği
belli olmayan bahçelerde bu vurgu oldukça iddialıdır.
Minimalist
yaklaşımda bitkiler saygılı (hürmetli) bir biçimde ele alınır,
soliter kullanılan bitkiler bir sanat galerisinde sergilenen birer
obje gibi algılanıp yansıtılır. Bu yaklaşım, bitkilere, mevcut
durumlarından farklı yaklaşımlarda bulunma fırsatı verir. Fark
edilmeyen karakterleri ve strüktürü daha anlaşılır-fark edilir
kılar. Soliter kullanılan ağaçlar mimarideki kolonlar görevini
görürler, gövdeleri zemine doğru açık bir biçimde uzanır. Bu
biçimde, gölgeler daha dramatik bir hale dönüşür. Burada,
ağaçların kombinasyonundan esinlenen ve tüm konsepti yükselten bir
unsur vardır. Bu son derece anlaşılır bir ifade şeklidir ve
anıları canlandırabilir.
Ağaçlar
birbirleriyle kontrast oluşturacak şekilde de düzenlenebilir.
Örneğin; soliter bir ağaç değerli bir obje niteliği taşırken, grup
halinde kullanılan bitkiler konsepti, sakinleştirici özellik
taşıyabilirler. Ağaçlar formal alanlarda kullanıldıklarında, bir
çember veya geniş bir cadde gibi, bu durum insan kullanımını açık
bir şekilde ifade eder; diğer bir deyişle basit bir olaydır. Bu,
her zaman tasarımcı için kullanılabilirliği ve uygulanabilirliği
iyi olan disiplindedir.
Derleme:
Ayşe Gül Aydın -İ.Ü / Peyzaj mimarı |
|
|
 | |
|