Çevre ve Ekoloji
Desert Botanical Garden 1938’de Papago Parkı içinde anlayış, minnettarlık değerlerini ilke edinen bir grup Valley vatandaşı, dünyadaki çöllerin eşsizliğinin, özellikle Sonoran Çölü’nün, ortaya konmasını amaçlayan bir botanik bahçe oluşturmuşlardır. Valley’in potansiyelini gören bu grup, çevrelerindeki mevcut çöl ekolojisini korumayı vizyon edinmişlerdir. Başlangıcı 1939 kabul edilse de vizyonunu ve o tarihten itibaren oluşan mirası hala devam ettirilmiştir
Eden Projesi Kil çukurundan cennete. Mimar Grimshaw, biri nemli tropik, öteki ılıman iklim özelliklerine sahip iki sera tasarladı. ’Biome’ olarak adlandırılan bu seralar strüktürel özellikleriyle pek çok yeniliğe sahiptirler. Her biri dört kubbeden oluşan ‘biome’lar bugüne kadar yapılmış en büyük ve en hafif jeodezik strüktürler olarak niteleniyor. İnşaat sırasında kurulan iskeleler Guinness Rekorlar Kitabı’na bugüne kadar kurulmuş en yüksek iskeleler olarak girdi. Kubbeler kendi kendini taşıyan, birbiriyle bağlantılı çelik borulardan, altıgen ve beşgenlerden oluşmakta. Bu çokgen çerçevelerin en büyüğü 11 metre açıklığa sahip ve çelik boruların çapı ise 193 mm dir.
Yokoluş"a doğru Ozon tabakasının korun-masına dâir Viyana"da, 1985 yılında yapılan bir konferansta Viyana Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme 22 Eylül 1988"de yürürlülüğe girmiştir. Sözleşmenin temel prensibi, ozon tabakası ile ilgili olarak uluslararası boyuttaki araştırma, sistematik gözlemler ve bilgi alışverişi konularında yapılacak işbirliği esaslarını ortaya koymaktadır. Daha sonra 1987 yıllı Eylül ayında, Montreal"de yapılan Ikinci bir uluslararası konferanta Ozon Tabakasını Tüketen Maddelere İlişkin Montreal Protokolu imzaya açılmış ve bu protokol de 1 Ocak 1989 da yürürlüğe girmiştir.
Türkiye"de çevre Çevre kirlenmesi" nden yakınma, bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de ileri dereceye ulaşmıştır. Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili; yaklaşık 800.000 km2 yüzölçümü ve 8333 km. kıyısı olan, Asya ile Avrupa arasında stratejik kara, hava ve su yollarının geçiş noktasında bulunan önemli ve büyük bir ülkedir. Özelikle 1960"lı yıllarından sonra, ülkemizde ciddî çevre sorunları ortaya çıkmıştır. Bu sorunlar çok önemli miktarda doğal kaynakların israf edilmesi, kirlenmesi, bitki ve hayvan varlığımızın tahrip edilmesi, su, hava ve toprak kirliliği, erozyon ve çölleşmeye sebep olmakta; ülke ve toplum sağlığını ciddî şekilde tehdit etmekte; öte yandan millî ekonomimize ağır bir yük getirmektedir.
Doğa projeleri Türkiye, biyolojik çeşitlilik açısından yeryüzünün en zengin ülkelerinden biridir. WWF-Türkiye, Türkiye'nin doğal kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalar yürütmektir. WWF' nin çalışmalarının önemli bir bölümü 10 yılı aşkın bir süredir Garanti Bankası'nın katkılarıyla gerçekleştiriyor. WWF-Türkiye'nin Garanti Bankası'nın desteğiyle 2003 yılının başında uygulamaya koyduğu 'Alan Koruma Programı', yine Garanti Bankası'nın desteğiyle yürütülen geçmiş dönemdeki çalışmaların Ikinci aşaması niteliğindedir.
Biyokütle Genç veya öncü ekosistemlerde, biyokütle arttıkça, organizmalar ve biyosenozlar birbirini izler. Olgun ekosistemin bu denge durumuna klimaks adı verilir; ekonomik koşullar da, klimaks durumu maksimum bir biyokütleye tekabül eder.Biyokütle, canlı varlıklarla tekabül eden organik maddenin tümünü temsil eder.
Çevre ve planlama Prehistorik devirlerde insan oğlunun kendine yaşama mekanı ile tabiat içine yerleşerek çevresini kullanılması ile başlar. Toplumsal yerleşmeler arttıkça bilgisiz ve aşırı kullanma tabiatın sıhhatli ve dengeli bünyesini bozmuştur. Bozulan bünyenin kendi kendini onarımı bazen yüzyıllar almış, bazen de imkan bulunamamıştır. İnsanlığın doğuşu ile çok küçük ölçekte başlayan çevre düzenleme tarih boyunca bilinçli veya bilinçsiz yönde gelişerek bugünkü geniş ölçekte Peyzaj planlaması kavramının gelişmesine yol açmıştır. Endüstriyel gelişmeler doğayı zorlarken, insan ve doğa arasında yeni alışkanlıklar ve yeni ilişkiler doğurmaktadır.
Tilki dünyası “Kendisini akıllı zanneden, kurnaz olduğu kadar cimri ve bencil olan tilki, sinsice zavallı tavuğu yakaladı...” Okumayı söktüğümüz yıllardan beri, Batı kaynaklı masal ve hikâyelerde tilkiyi bu şekilde tanıdık. Bu hikâyeleri bir de tilki tarafından dinlemek hiçbir zaman mümkün olmadı. Oysa araştırmalar, tilkiyi bizim tanıdığımızdan çok yararlı gösteriyor.
Soluduğumuz kirlilik 1873 Londrada duman yüzünden 500 kişi öldü. 1892 yılında bir kaza sonucu çıkan dumanlar ise Londra’da oturan 1000 kişinin ölümüne sebep oldu. 1930 yılında Belçika’da sanayi kuruluşlarının yaymış olduğu kirli hava yüzünden 60 kişi öldü, binlerce kişi hasta oldu. 1948’de Pennsylvania’nın Donora kasabasında hava kirliliğinden dolayı 20 kişinin ve sayısız hayvanın öldüğü, kasabada yaşayan 12 bin kişiden yarısının hasta olduğu bildirildi.
Çevre kirliliği Son 50 yılda, özellikle 1960"lardan sonra, başta sanayisi gelişmiş ülkelerde önemli boyutlara ulaşırken gelişmekte olan ülkelerde de aynı hızla devam etmektedir. Bugün 7 milyara yaklaşan dünya nüfusuna her yıl 93 milyon kişi katılmaktadır. Hesaplamalar bu rakamın 2010 yılında iki katına çıkacağını göstermektedir. Hızla artan dünya nüfusunun doğal kaynaklar üzerine baskı oluşturduğunu tahmin etmek zor değildir.
Ormanlar Ralliye kurban Antalya’nın Beydağları-Olimpos yöresindeki uluslararası Anadolu Ralli’si, ormanlara zarar veren etkinliklerin başında gelmektedir. Motorlu araç sporları, “kesinlikle orman içinde yapılması zorunlu” etkinlikler değildir. 77 milyon hektarlık ülkemizde bu etkinliklerin gerçekleştirilebileceği başka yerler de vardır.