|
|
 |
 |
| Reform Parkları |
Reform Parkları’ nın en önemli elementi olan
Oyun Alanları (Playground) adını da eski model olan Keyif Alanları’na (Pleasure
Ground) olan karşıtlıklarından almıştır. Artık doğanın keyfini
çıkartmak ve ruhunu zenginleştirmenin zamanı değildir, bu eski ve demode
bir rekreasyon biçimidir, yeni dönem oyun dönemidir! 1880’ li yıllardan
itibaren kent plancıları çocukların oyun oynayabileceği kent içi mekanlar
talep etmiştir. Bu dönem aynı zamanda Peyzaj mimarlığının progresif
(gelişimci) dönemi olarak da adlandırılabilir. Progresifler insanların
günübirlik kent dışına ya da kent sınırlarına gidip rekreasyonel
aktivitelerde bulunmaları yerine kent içinde her an kullanılabilecek
mekanlar hayal etmişlerdir. İşte bu iki fikir (çocuk oyun alanları ve kent
içi lokal parklar) reform parkları denilen modeli ortaya çıkartmıştır. Bu
aynı zamanda amerikan park tarihinde kayıt edilen en köklü değişimdir.
Semt parkları olarak adlandırılabilecek olan lokal parklar genellikle bir
iki blok büyüklüğünde ve genelde yerleşimler tarafından çevrelenmiş halde,
yürüyüş yolları birbirine genelde dik, oturma elemanları da birbirine
paralel yerleştirilmiş mekanlardır. Park mobilyaları genelde fabrikalarda
ya da alışveriş merkezlerinde kullanılan mobilyalardan farksızdır. Reform
parkları ile birlikte yeni bir mimari yapı da kendini parklar içinde
göstermeye başlar. “Field House” diye anılan bu yapılar içinde duşlar,
tuvaletler, toplantı odaları ve jimnastik ekipmanları bulunmaktadır. Bu
binalar mimari olarak keyif bahçelerinin pitoresk yapısı ile taban tabana
zıttır. Oyun alanları ve elemanları binanın etrafında dikdötgensel bir
şekilde dizilir. Mevsimlik çiçek ve çiçekli çalıların kullanımına bu park
modelinde artık bolca rastlanmaktadır. Bu parklar genelde binalar
tarafından gölgelenen biraz boğuk ve genelde sıkıcı mekanlar olabilmesine
karşın insanların dönemsel ihtiyaçlarına yeterince karşılık verebilmiştir.
Bu
parklarda pek çok etkinlik düzenlenmekte ve bunlar genelde profesyonellerce
organize edilmektedir. Artık rekreasyon için aile kavramı eskisi kadar
önemli değildir. Her yaştan ve cinsiyetten insanın zaman geçirebilmesine
yönelik aktivitelerin genelde çoğu çocukların eğlenmesini amaçlamıştır.
Park hareketi ile rekreasyon hareketi arasındaki bölünme de bu dönemde
ortaya çıkmıştır. Aktif ve pasif rekreasyon kavramları arasında bugüne
kadar süren çatışma da bu dönemde doğmuş ve alevlenmiştir. Reform parkları
genellikle çalışan kesime hitap etmiştir. Aristokratlar, iş adamları ve
elit profesyoneller genellikle bu tür meakanlardan uzak durmayı tercih
etmiştir. Bu parkların fiziksel egzersiz, denetim (velilerin denetiminde
oynayan çocuklar) ve organizasyon mantıkları üzerine kurulması bir anlamda
endüstriyel kültürün de görüşlerini yansıtmaktadır.
REKREASYONEL TESİS
Bu
dönemin sonu olarak kabul edilen 1930 yılına kadar parklar sosyal
reformlarda öncü mekanlar olarak görülmüş ve sosyalleşme, modernleşme,
birliktelik gibi sosyal değerlerin güçlendirilmesi amacı ile planlanmış ve
tasarlanmıştır. Oysa bir sonraki park modelimizi de oluşturacak olan
düşünce değişikliği ile bu düşünce terk edilmiş ve rekreasyonel hizmetler
bir kamu hizmeti şekline bürünmeye başlamıştır, tabii amaç rant ve oy
kaygısıdır. Rekreasyon kavramının belli bir yaş grubuna hitap etmesi devri
sona ermiş, artık hedef kitle tüm insanlar olarak belirlenmiştir.
1930’da Robert Moses New York City Parklar Departmanı’ nın başına
getirildiğinde bu dönem başlamış kabul edilmektedir. Moses kesin bir
ifadeyle “Bundan sonra parklarla nelerin aşılabileceği üzerine absürd
konuşmalar yapmak yerine rekreasyonel hizmetleri yerine getirmeye
çalışacağız” demiştir. Bu dönem “Rekreasyonel Tesis” dönemi olarak
da adlandırılmaktadır. Bunun nedeni artık mimari olarak binaların yerini
ciddi tesislerin almasıdır. Örneğin bu dönemde yüzme havuzları, basketbol,
futbol ve beyzbol sahaları çok popüler olmuşlardır. velilerin çocuklarını
gözetim altında tutma isteği devam etmektedir ve bu tür tesisler bu iş için
çok uygundur.
Robert Moses basitçe insanların paralarının park yapımında kullanıldığı ilk
iki dönemi eleştirmiştir. Daha önce park plancıları başardıkları şeyleri
sıralamak durumunda kaldıklarında sınıf farklarını azalttıklarını,
göçmenleri sosyalleştirdiklerini, salgın hastalıkların yayılmasını
önlediklerini, insanları eğittiklerini sayarlar ve yaptıkları masrafların
buralara gittiğini anlatmak durumunda kalırlardı. Ancak Moses döneminde
parklar bu tür açıklamalar gerektirmeyen kamusal hizmetler haline
dönüştürülmüştür. Bu acıklı bir dönemdir çünkü bu dönemin herhangi bir
sanatsal vizyonu yoktur. Sanatsal vizyonu yoktur çünkü sosyal bir vizyonu
da yoktur. Bu dönemde yetişen insanların büyük bir kısmı için parklar
sıkıcı mekanlar olarak görülmektedir.
Bu
dönemde üç önemli akım (profesyonelleşme, standardizasyon ve banliyöleşme)
park evrimi üzerinde ciddi etkiler bırakmıştır. Parklar departmanındaki tüm
sosyal jargonlar yerini park yönetimi, kamusal hizmet gibi ilkelere
bırakmıştır. Parkların organizasyonel yapısındaki standardizasyondan
kaynaklanarak park tasarımları, park mobilyaları ve aktiviteler de
sıradanlaşmaya başlamıştır. Sadece tasarruf amaçlı birbirine ne topografik
ne de sosyal yönden benzeyen iki farklı mekana aynı çocuk oyun aletleri
kurulabilmektedir. Jimnastik malzemeleri, piknik masaları, çitler ve hatta
rekreasyon merkezleri bile çok sayıda sipariş edilerek pek çok yöre aynı
dizaynlar yerleştirilebilmiştir.
Banliyö tipi
yerleşimlere geçilmesi ile insanlar rekreasyonel ihtiyaçlarını kendi
bahçelerinde karşılayabilir hale gelmiş olmalarına rağmen futbol, basketbol
gibi sporlar ve benzer etkinlikler için geniş açık alanlara ihtiyaç
duymuşlardır. Kent parkları, sadece spor amaçlı ya da fiziksel diğer
aktiviteler için kullanılmaya başlandığından zaten sıkıcı olan yapıları
sayesinde daha da sıkıcı hale gelmiş ve insanlar dikkate değer bir şekilde
bu mekanlardan uzaklaşmaya başlamışlardır. Bu dönemin de sonu
yaklaşmaktadır.
Kaynak:
Changing Roles Of Urban Parks : From Pleasure Garden to
Open Space ,
Cranz, Galen (Berkeley University)
City Parks of Past and Tomorrow,
Cranz, Galen
(Berkeley University)
Project for Public Spaces
Frederick Law Olmsted ve Çalışmaları,
Lisans Tezi, Cüneyt
ÇAKAR, Rahşan BUÇANOĞLU, Doç. Dr. Adnan KAPLAN, 2002, Izmir.
Derleme ve Çeviriler :
Cüneyt Çakar /
Ege .Ü - Peyzaj Mimarı
|
|
 | |
|