|
|
 |
 |
|
|
Minimalist Bahçeler |
|
|
Zaman içinde
değişen ruh hallerimizi ifade eden yeni bir bahçe yaratma
formu-fikri ortaya çıkmıştır. Bu yeni fikir çağdaş olmakla
birlikte, ana fikirleri geçmişe bağlı geleneklerle köklenmiştir.
Teknolojiyi de beraberinde kapsayan bu ton aynı zamanda doğal
materyalleri de en iyi şekilde kullanmayı mümkün kılmaktadır. Bu,
heyecanlandırıcı ve nefes kesici olmakla birlikte kullanıcıda
yavaş yavaş sakinleştirici ve dinlendirici -istirahat ettirici-
bir etki de yaratmaktadır. Tasarımda oldukça basit görünen ancak
özünde kurnazlıkla saklanmış bir hazine ve zor anlaşılırlık ile
birlikte derin semboller de içermektedir.
Mükemmel biçimde
tasarlanabilen bahçeler, sessiz, bitkilendirmenin gerisine de
dayanan ancak bununla birlikte oldukça renkli ve boş alanları ile
ışığın dramatik bir biçimde kullanıldığı bahçeler olma
özelliklerini de taşırlar. Bu tasarımlar aynı zamanda dünyanın her
yerinde naturalistik ve ekolojik koşullarla yetiştirilmiş vahşi
düzendeki Bitkilerin mükemmel bir biçimde toparlanarak
sergilendikleri tasarımlardır. Bu, doğu-batı kültür ve
geleneklerinin konuya eşit bir şekilde dahil edilmesidir, eşit bir
şekilde yansıtılmasıdır, bu minimalist bahçedir.
“Daha az
olan daha fazladır” (“Less is more”) 1959 yılında ünlü
Alman mimar Ludwig Mies van der Rohe bu kelimeleri bugünkü
Amerikan projelerinden birini ifade etmek amacıyla kullanmıştır.
Mies, bazı şeyleri frenlemek yerine zorlamış, bazı şeylerde ısrar
etmiştir. Ludwig Mies van der Rohe’un görüşüne göre, “Eğer
fikirleri azaltırsanız her fikir bir önceki halinden daha iyi ve
başarılı olacaktır” .
Bugünkü
minimalizm, geniş bir dolaşımı ifade eden bir dönem
niteliğindedir. Çoğu insanın söylemek istediklerini ifade eden
birtakım konseptleri oluşmuştur ve mevcut kılınmıştır. Saf, temiz,
pürüzsüz-muazzam düzgün çizgiler, geometrik şekiller, darmadağın
olmamış sessiz-sakin renklere sahip sakinleştirici objeler
konsepti daha büyülü kılar. Ancak böyle tarif edilen düzenlemeler
ve dönemler görülen fotoğraflardan esinlenilerek
oluşturulabilmektedir çünkü, bugün “bazı” insanlar gerçek bir
minimalist düzende ev ya da bahçeye sahiptir, en azından bu
yerleri ziyaret etmiştir.
(RESİM-01)
Minimalist
stiller insanların geçmişlerine ve deneyimlerine dek uzanan geniş
spektrumları içerir. Tasarımlar modern tasvirleri içerse dahi bu
tadı paylaşan kişiler için o kadar da yeni ve genç değildir.
Tasarımlarda, durgunluğun ve tevazünün yanında, kökeninde bulunan
değişik yaşlara ait kültür ve gelenekler kendini belli etmektedir.
Esas olarak minimalizm, birtakım duyguları, olumlu ve iyi
hissettiren-enerji verici hisleri de kapsamaktadır. Yakın
zamanları sembolize eden taze yaklaşımları, modern sunumları,
tazelik hissi uyandırıcı ve keyif verici özellikleri bünyesinde
barındıran tasarımlar minimalizmin özünü oluşturur. Böylece
minimalizm yeni başlangıçları sembolize eder.
“Minimalizmin
bahçe tasarımının geçmişiyle ilgisi nedir?”
Bahçelerin
gelişimine baktığımızda, minimalizmin bir ipliğin devamı
niteliğinde batı ve doğuya özgü bahçe yapımında rol aldığını
görmekteyiz. Çin ve Japonya’daki oryantal bahçelerde, genellikle,
belirli bir limite sahip Bitkilerin kullanıldığını görürüz. Bu
bahçelerin dizaynları, belirli sembolik elementler ile (su ve
kaya) doğanın bir özetini sunar şekilde yapılmıştır ve
yapılmaktadır.
(RESİM-02)
Batı
dünyasında ise, bahçeler sanatın dönüm noktalarında ve mimaride
gerekli unsurlardır. Bazı İtalyan Rönesans bahçeleri, karışık ve
kompleks villalarla ifade edilir. Örneğin, Viterba yakınlarında
bulunan Villa Lante bahçelerinin her biri fevkalade güzel mimari
komposizasyonlara sahiptir. Materyaller, ölçü ve hiyerarşiler
kalitenin birer yansımasıdır ve bütün bunlar bir mimari ile
çevrelenir. Bu, model niteliğindeki ev planlarının soyut versiyonu
olarak bahçelerle çevrilmesi şeklinde kendini göstermektedir.
Bahçeler, villa yapıları arasında iletişimi sağlayıcı etkendir.
Modernizm bir stil gibi yaşam
şekline dönüşmüştür. Günümüzde önemli bahçeler inşa
eden-tasarlayan mimarların hepsi dünyanın gelişimi ve bununla
birlikte ilerlemesinde alacağı yeni şekillere yardım etmekle
ilgilenmektedirler. Bu kişiler tarihle eğitilmiş, ekolojik denge
ile ilgili kişilerdir; teknolojinin faydalarını bilirler ancak
mutlaka kendi duygularını ve artistik yanlarını tasarımlarında
birer dokunuş gibi işlerler. Böylece; sakin, modern, enerjiyle
tasarlanmış, dengeli dünyaya ait minimalist bahçeler ortaya çıkar
Karmaşık
şeylerin güzel olduğunu düşünmek insanların ortak yanlışıdır (DESCARTES)
Evin hemen
yakınında bulunan bahçelerin birden çok kullanım amaçları ve uzun
birer hikayeleri vardır. Bahçe bir rekreasyon alanı, açık havada
dinlenme ve gölgelenme-güneşlenme mekanı, bitki ya da baharat
yetiştirme ortamı, arkadaşlar ve aile ile eğlenme amaçları gibi
çeşitli amaçlara hizmet eder. Avlulu bahçelerin 2000 yıllık
geçmişine ve bugüne bakıldığında; şimdilerde volkanik küllerin
altında kalıntılar halinde yatan Roma Şehir Bahçeleri, bu
mekanları yukarıda da belirtilen bütün rekreasyonel aktivitelerin
yapılmasına olanak sunan , ev ile doğal dünya arasındaki bağı
kurucu özelliğe sahip olduklarını göstermektedir.
(RESİM-03)
Ortada
bulunan bahçe, ev içindeki odalarda kapalı mekandan sıkılmış,
bunalmış kullanıcılar için bir nefes alma, sakinleşme hatta
meditasyon alanı olarak rol oynar. 2000 yıl öncesinde Çin
şehirlerinin yüksek duvarları ardında, kayaların ve suyun egemen
olduğu gizli meditasyon bahçeleri oluşturulmuştur.
İç
mekanlarda kullanılan materyaller (kaya, taş, ahşap, plastik
elemanlar, cam, çelik, canvas vb.) aynı düzeyde dış mekanlarda da
kullanılabilir. Daha yumuşak özellikteki materyaller (kilim ve
perde gibi) eşitliğini-kullanılabilirliğini dış mekanlarda da
koruyabilir.
(RESİM-04)
Yeni evlerin
tasarım aşamalarında, başlangıç safhasında bahçe
haritalanmalı-planlanmalıdır. Aynı zamanda bu aşamada evin
çizilmiş planlarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Böylelikle, iç ve dış mekanların birleştirilmesi-bütünleştirilmesi
mümkün olur. Eski evlerin tasarımlarında ise, belirli
materyallerin iç ve dış mekanlarda kullanıldığını görmekteyiz.
Böylelikle ışık ile birlikte dış mekanın enerjisi de içeride
hissedilebilir, dış duvarlar açılır, bir mekandan diğerine
net-kolay geçişler sağlanabilir.
İç ve dış
mekanlar arasındaki iletişimi sağlama, tasarım değerini arttırıcı
bir unsurdur. Örneğin; bahçenin sınırları bir odanın duvarları
gibi sınırlarla çizilmemeli, düzgün olarak muhafaza edilmemeli ve
tamamen bitkilerle dekore edilip doldurulmamalıdır.
”Minimalizm,
sade ama basit olmayan, yalın ama yavan olmayan bir güzellik
anlayışıdır...” (Sublim -
HEGEL)
Ev ile bahçe
arasıdaki bağlantı pek çok farklı yolla sağlanabilir. Formal ve
pozitif bir eşikle veya sınırlarla bir alandan diğerine
hissedilmez bir akış sağlanabilir. Tasarım minimalist yolla
yapılıyorsa, kavşaklar minimum olacak şekilde mümkün olduğunca
azaltılır. İç mekan ve dış mekan arasındaki anlamlı bariyerin
azaltılması tasarımı olumlu kılmayabilir ancak bu tasarımı farklı
boyutlara taşımak için bir fırsat olur.
(RESİM-05)
İç ve dış
mekanlar arasındaki bağlantıyı arttırmanın bir diğer yolu da,
yapıdaki sınır çizgilerini farklı parçalarla değiştirmektir.
Örneğin; dış mekandaki zemin iç mekana geçişte devam
ettirilebilir. İç mekandaki duvar konstrüksiyonları dış mekandaki
bahçe duvarlarında standart çizgiler olarak devam ettirilebilir.
Bu yöntemle iç ve dış mekanlar arasında bir süreklilik
sağlanabilir. Bu yaklaşımın başarısı (olumlu yönü); tasarımdaki
detaylarda ve konstrüksiyonun sadeliğinde yatmaktadır.
İç mekan,
kullanılacak materyallerle dışarıda da yankılanabilir. Dış çevre
ile böylece uyum sağlanabilir. Bu yöntem kurnazdır ancak açıktır.
Bu seviyede dekorasyona karışılmaz, ekleme yapılmaz ve böylelikle
iç bağlantıdaki geometri tam olarak ifade edilebilir.
(RESİM-06)
Müşteri, iç
ve dış mekanlardaki dekorasyonların kendi içlerinde özelliklerini
muhafaza edebilen birer galeri niteliğini taşısın ister.
Dışarıdaki donatılar, kendi bahçesi içerisindeki dekorasyona
eklemeler yapması için müşteriye mükemmel fırsatlar sunar. Böylece
müşteri, minimalist bahçe içinde işe karışmanın en basit yolunu
elde etmiş olur. Bu, müşteri tatmini açısından son derece
önemlidir.
”Fakirlik,
yoksunluk, eksiklik değildir MİNİMALİZM; aksine bilinçli bir
tercihtir. Zor olanı seçmektir, fazla çok yapmaktır.” (Mies - Less
is more)
Derleme:
Ayşe Gül Aydın -İ.Ü / Peyzaj Mimarı) |
|
|
|
|
 | |
|