|
|
 |
 |
| Ormanlardan başka yer mi yok ?..
|
Kırsal Çevre Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği
"27 Şubat 2003
Bilindiği gibi Türkiye’de “orman” sayılan alanların tümüne yakın bir kısmı devlet mülkiyetindedir ve
Orman Bakanlığı tarafından korunmaya, geliştirilmeye ve işletilmeye çalışılmaktadır. Ancak, Anayasamızın
169. Maddesine göre ülkemizde tüm ormanlar devlet gözetimindedir. Öyle ki, “devlet ormanı” sayılan
alanlardan ancak kamu yararının bulunduğu durumlarda ormancılık dışı amaçlarla yararlanılabilmektedir.
Bu, genel olarak orman ekosistemlerinin doğasından kaynaklanan bir zorunluluk ve Ormanlarımızın içinde
bulunduğu koşulların da kaçınılmaz kıldığı bir gerekliliktir. Böyle iken, ülkemizde, “devlet ormanı”
sayılan alanlar, neredeyse tümüyle rastgele sayılabilecek bir anlayışla her türlü ormancılık dışı kullanıma
tahsis edilebilmektedir.
Bu eğilim özellikle son yirmi yıldır, giderek yerleşik bir geleneğe dönüşmüştür.
Zaten nitelik ve nicelik olarak yetersiz ve yersel dağılımı da dengesi olan ormanlarımıza onarılamayacak
zararlar verebilen bu eğilim kapsamındaki uygulamalara son yıllar da bir de motorlu araç sporları ve bu
kapsamda da Ralli etkinlikleri katılmıştır: Öyle ki, “devlet ormanı” sayılan araziler ve hatta milli park,
yaban hayatı koruma alanları gibi özel özelliklere sahip yerler, olası çevresel etkileri hemen hemen hiç
göz önünde bulundurulmadan motorlu araç sporlarına açılabilmektedir.
Tüm uyarılara karşın Antalya’nın
Beydağları-Olimpos
yöresindeki ormanların içinde her yıl düzenlenen uluslararası Anadolu Ralli’si, ormanlara ve
yabanıl yaşama çeşitli biçim ve düzeylerde zarar veren bu türden etkinliklerin başında gelmektedir.
Öte yandan, uluslararası Türkiye Ralli’sinin de 26 Şubat – 2 Mart tarihleri arasında aynı yöredeki
ormanlar içinde düzenlenmesi planlanmıştır. Oysa, bilindiği gibi, motorlu araç sporları, “kesinlikle orman
ekosistemlerinin içinde ya da yakınında yapılması zorunlu” etkinlikler değildir ve açıktır ki 77 milyon
hektarlık son derece engebeli bir yüzeye sahip ülkemizde bu etkinliklerin gerçekleştirilebileceği başka
yerler de vardır. Ancak, başka yerler yokmuşcasına, motorlu araç sporcuları da, tıpkı turizm yatırımcıları,
vakıf üniversiteleri vb gibi ormanlarımıza yönelme kolaycılığını yeğlemektedir
"Olumsuz çevresel etkileri tam olarak bilinmiyor !
Gerçekten de; motorlu araç sporlarının gerçekleştirildikleri ortamlar üzerindeki olumsuz etkileri,
önceki yıllarda Antalya’daki Milli Park’ta ve av yaban hayatı koruma alanı yakınında gerçekleştirilen
Anadolu Rallisi’nin yol açtığı geyik ölümleri ve yaralanmaları dışında tam olarak bilinmemektedir. Çünkü
ülkemizde de motorlu araç sporlarının içinde ve/veya yakınında gerçekleştirildikleri orman ekosistemlerine
ne türden etkilerde bulunduğuna ilişkin herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamıştır. Ek olarak,
ülkemizde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi yönetmeliği bu etkinliklerin çevresel etkilerinin
değerlendirilmesini de kapsamamaktadır.
Bilimsel araştırmaların yapılması gerekiyor !
Üniversitelerin ilgili bölümlerinin; ilgili kamu araştırma kuruluşlarının ve bu kapsamda da TÜBİTAK’ın; Orman ve Çevre Bakanlıklarının m otorlu araç sporlarının gerçekleştirildikleri ortamlar üzerindeki etkilerinin belirlenmesine yönelik bilimsel araştırmaları yapmaları ve/veya yaptırmaları; TOMSFED’in de bu araştırmaları desteklemesi gerekiyor.
Bu gerek yerine getirilmeden ve araştırma bulguları doğrultusunda gerekli önlemler alınmadan ormanlar, milli parklar, sulakalanlar, yaban hayatı koruma alanları vb hassas ekosistemlerde ve yakınlarında motorlu araç sporlarına izin verilmemelidir.
Banu Avcıoğlu / Başkan
İletişim: PK: 210, 06693, Kavaklıdere-Ankara;
Tel/Faks: 0/312/425 94 14;
raref_kircev@hotmail.com
|
|
|
|
 | |
|