|
Söylememek elde
değil! Gördüklerim beni rahatsız ediyor. Yola tüküren adamdan,
asfalttaki koca rögar tümseklerinden, suyu sokak boyunca akan çöpten,
neden yapıldığından bile haberim olmayan bitmez tükenmez yol
çalışmalarından, olmadık yerlere konulan reklam panolarından,
düşünülmeden yapılmış üstüme gelen binalardan, bloklardan, kırık
kaldırımlardan rahatsızlık duyuyorum. Özensizlik her yerde gözüme
çarpıyor.
Eminim çoğumuz
benzer rahatsızlıklar yaşıyoruz. Ortak kullanılan alanlara, evimize
gösterdiğimiz ilgiyi göstermiyoruz. Dolayısıyla sokakta yürürken
gördüklerimize, sadece söylenerek geçiyoruz. Bir süre sonra da, göz
alışkanlığından olsa gerek, söylenmiyoruz bile.
Sorunları halletmek
yerine sorunlarla birlikte yaşamayı tercih ediyoruz veya birilerinin
çözüm bulmasını bekliyoruz. Evet, bir yere kadar böyle bir beklenti
içinde olmak anlamlı olabilir. Ama bize de görev düşüyor. En azından
rahatsızlığımızı dile getirerek yetkililerle birlikte birşeyler
yapabiliriz.
Pek çok konuda
olduğu gibi, çevresel bilincin kazandırılması konusunda da eğitimin
çok önemli yeri vardır. Kurallar konusunda da eğitimin çok önemi var.
Kuralar ve yaptırımlarla birtakım düzenlemeler yapılabilir; ama bu
yüzeysel bir çözüm olur. Bunun için nereden başlamak gerekir?
Çocuk
parklarından başlanabilir.
Çocuk parkları, yapılarla şekillenen şehir
ortamında, çocuğun doğayla buluştuğu, çeşitli elemanlarla egzersizler
yaptığı alanlardır. Amaç ,oyun oynarken çocuğun psikolojik ve
fizyolojik yönden gelişmesini sağlamaktır. Sosyalleşmeye başlayan
çocuğun, evinin dışında, kendini ait hissedebileceği, sahipleneceği
ilk alanlardan biridir.
Biraz daha büyüdükçe, mahalle, okul, sürekli
gittiği bir kafeterya vs. gibi yerleri de sahiplenmeye başlar. Acaba
çoğu zaman bakımsızlıktan sevimsiz demir yığınlarının bulunduğu
alanlar haline gelen parklar, çocuklara ne kadar faydalıdır; daha
faydalı hale nasıl getirilebilir? Bu konu üzerinde düşünmek gerekir.
Bence çocuk
parklarında görmeye alıştığımız benzer elemanların dışında, yeni
arayışlara gitmek gerekir. Parklara yeni anlamlar yüklenerek
çocukların sevebilecekleri, kendilerini ait hissedebilecekleri alanlar
haline getirilebilir. Çocuk büyüdükçe, bu ilgisi diğer kullandığı
alanlara da yansır ve en son şehir ölçeğinde çok daha ilgili, duyarlı
ve yapıcı bir birey olabilir.
Sadece söylemek
hiçbir işe yaramıyor. Rahatsız olduğumuz şeyleri değiştirmek için çaba
göstermemiz gerekir. Düşüncelerimizi paylaşmak bize yeni ufuklar
açabilir. Konuyla ilgili fikir ve mimari proje yarışması açabilir.
Farklı disiplinle biraraya gelerek çalışabilir. Ticari endişelerin
yönlendirmesine izin vermeden yeni düşünceler desteklenebilir. Bunun
için duyarlı davranmamız ve ilgi göstermemiz yeterli.
Yazan : Ceren Sezer / Mimar İ.T.Ü
|