|
|
 |
 |
|
Genişletilmiş Gerçeklik
|
Öyle bir sistem düşünün ki,
bilgisayar ekranında gördüğümüz bazı bilgiler ve grafikler, monitörden
çıkıp hayatımıza girmişler. Nereye bakıyorsak, gözümüze takmış
olduğumuz özel bir gözlük sayesinde, baktığımız yer hakkındaki
bilgiler gözlerimizin önüne geliyor—tıpkı bazı bilim kurgu filmlerinde
gördüğümüz gibi. Çeşitli laboratuarlardaki bilim adamları, işte böyle
bir proje üzerinde çalışıyorlar. Eğer proje başarıyla hayata
geçirilirse, hayatın pek çok alanını daha kolaylaştıracağa ve çok
büyük ses getireceğe benziyor
Genişletilmiş gerçeklik adı verilen
sistem, temelde, başa takılan bir gösterici, takip etme cihazı ve
taşınabilir küçük bilgisayardan oluşuyor. Araştırmacılar bu üç cihazı
da tek bir ünitede toplamak, kemere benzeyen bir cihazla da
kullanıcının başına taktığı gözlüğe benzer göstericiye, kablo
kullanmadan bilgileri aktarmak istiyorlar.
İş tabii ki burada bitmiyor.
Araştırmacıların önünde çok daha büyük sorunlar var. En büyük sorun,
kullanıcının baş ve göz hareketlerine uygun olarak grafiklerin,
kullanıcının bakış açısından çıkmayacak şekilde aktarılması sırasında
çıkıyor. Bir grup araştırmacı, sadece, hem bu sorunu ortadan
kaldıracak, hem de ucuza mal olacak bir görüntüleyici üzerinde
çalışıyor.
Bir başka sorun ise, kullanıcının
yerini ve yöneldiği yönü belirlemede ortaya çıkıyor. Halihazırda
araçlarda kullanılan GPS, 10-30 metrelik hatâlarla araçların yerini
tespit ediyor. Bu yüzden genişletilmiş gerçeklik gibi bir sistem için
GPS pek elverişli değil. Bunun yerine, Kuzey Carolina Chapel-Hill
Üniversitesinden bir grup araştırmacı, HiBall adını verdikleri yeni
bir takip sistemi geliştirdiler. Bu sistem 45 metrekarelik bir alan
içerisinde hatâsız çalışıyor ve genişletilmiş gerçeklik için oldukça
elverişli görünüyor.
Bu sorunlar çözüldüğü takdirde sistem
hayatın pek çok alanında yer almaya başlayacak. Örneğin makine bakımı
ve mimarî, genişletilmiş gerçekliğin kullanılacağı ilk alanlardan biri
olarak gösteriliyor. Genişletilmiş gerçeklik sistemi, kişinin
çalıştığı parça üzerine sanal bir grafik çizecek. Çalışan da buna
bakarak nereye ne eklemesi gerektiğini görecek, işini tamamlayacak.
Turistler ve öğrenciler de bu sistemi
kullanabilecekler. Meselâ Çanakkale Savaşının yapıldığı yerlere
gidenler, başlarına taktıkları görüntüleyiciler sayesinde, savaşı,
âdetâ içindeymiş gibi öğrenebilecekler.
Bilgisayar oyunları da bu sistemden
nasibini alacak. Oyundaki unsurlar, kullanıcının çevresindeki gerçek
dünyaya yansıtılacak. Kullanıcı, oyundaki karakterlerden biri olacak
ve oyun oynayacak. (Hemen belirtelim, bunun bir prototipi,
Avustralyalı bir araştırmacı tarafından yapıldı bile. En meşhur
oyunlardan biri olan Quake’i temel alan prototipte araştırmacı, bir
üniversite kampüsü modelini oyunun yazılımına ekledi. Araştırmacı bu
sistemi kullanarak kampüse giderken, kendisini oyunun içinde buluyor.)
Genişletilmiş gerçeklik, askeriye
için de biçilmiş bir kaftan görevini görecek. Bu sistem sayesinde, bir
askerî birliğe, bulunduğu yer hakkında bilgi verilecek, tehlikeli
durumlarda düşman askerlerinden saklanılacak yerler gösterilecek.
Ama bütün bunların gerçekleşebilmesi
için, birkaç yıl beklemek gerekecek. Zira araştırmacılar,
karşılaştıkları sorunların 2010 yılına kadar ancak çözülebileceğinin,
genişletilmiş gerçeklik sisteminin piyasaya sunulabileceğinin haberini
veriyorlar.
Derleme : Durcan Cengiz / Peyzaj Mimarı
|
 | |
|